Değerli Sanayici Dostlarım;
Bir yılı daha geride bıraktık. 2011 yılının ülkemiz ve sanayi bölgemiz açısından kısa bir muhasebesini çıkarttığımızda neler görüyorum, bu yazımda özetle bunlara değinmek istiyorum.
Başta Avrupa olmak üzere gelişmiş dediğimiz bazı ekonomiler, 2008’den bu yana sarsıcı iniş-çıkışlar içinde yol almaya çalışıyorlar. Avrupa’da henüz sular durulmuş değil.
Ancak 2011 yılı ülkemizin birçok alanda enerjisini ve gücünü topladığı parlak bir yıl oldu. Dünya her geçen gün farklılaşıyor. Biz de artık eski demode davranışlardan kaçınıp; işimize, üretimimize, yaptıklarımızın kalitesine daha fazla bakıyoruz. Dış dünya da buna bakıyor. Sevindirici olan şu ki, son yıllardaki gelişmeler güçlü bir ekonomik yapı ve beraberinde özgüvenimizi getirdi.
Neticede, Türkiye olarak ekonomik başarımız dünyada yankı bulmaya devam ediyor.
Almamız gereken çok yol, aşmamız gereken sorunlarımız yok mu? Elbette var; hem iç hem dış meselelerimiz var. Ancak inanıyoruz ki, istikrarlı bir şekilde yol alıp, kararlılıkla çalışarak bu sorunları da azaltacağız.
Kısaca, 2011 yılında ‘siyasi istikrara sahip ve ekonomik olarak başarılı bir Türkiye algısı’ dünyada biraz daha yerleşti.
Bu genel çerçevenin ardından, Demirtaş Organize Sanayi Bölgemizde 2011 nasıl geçti, ona da bakalım.
Bölgemizde faaliyet gösteren firma sayısı her geçen gün artıyor. Global kriz sonrası 2009’da gerileyen istihdam, ihracat ve üretimimiz kriz öncesi seviyeleri yakaladı, hatta geçti.
Bursa Ticaret Sanayi Odası’nın ‘Ekonomiye Değer Katanlar’ Ödül töreninde, bölgemizde faaliyet gösterip ihracat kategorisinde ödül alan 63 firmamızın 2010 yılı ihracatları 3 milyar doları aştı. 2011 verilerinin daha yukarılarda olduğunu düşünüyoruz. DOSAB’dan yapılan ihracatın bu yıl 3,5 milyar dolar seviyesini zorladığını söyleyebilirim.
Bunun yanında geçtiğimiz yılda bölge istihdamı 36 bin kişiyi aştı. Elektrik enerjisi tüketimimizde 2010 yılı toplam değerini 2011 yılının ilk 11 ayında geçtik. Bölgemizde gerek yeni fabrika gerekse kapasite büyütme yatırımları devam ediyor. Bu veriler hepimizi mutlu ediyor. Doğru işler yapıp, ilerlediğimizi gösteriyor.
2012 yılında da benzer gelişimi göstermemiz ortak dileğimiz.
Ancak bu noktada değinmekte fayda var; 2012 yılında bu yıla göre riskler artabilir. Riskin merkezi de Avrupa gözükmektedir. Zira, dış ticaretimizde Avrupa’nın yeri ve önemi halen çok büyük. Dolayısıyla, orada yaşanacak olumsuzlukların, bizim ekonomik büyümemizi de olumsuz etkileme potansiyeli büyüktür. Sanayicilerimizin hemen hepsi bunun farkında ve yıllardır yeni ürünler ve yeni pazarlar yaratma konusunda oldukça mesafe aldık. Bu çabalarımızın 2012 yılında da artarak devam edeceğini düşünüyorum.
2012 yılının ülkemiz ve milletimiz için daha başarılı, daha iyi bir yıl olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
|