DOSAB Kreşi Tüm OSB`lere Örnek Olsun

Güncelleme: 9 Mart 2017, Görüntülenme:1835

Hürriyet Bursa Gazetesi’nin kadın yazarları Burcu Başar, Elif Çetin Sezgin, Sibel Bağcı Uzun, Demet Çoraklı ve Gökçe Göksel, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle DOSAB Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde bir röportaj gerçekleştirdi. Röportaj, Hürriyet Bursa’nın ‘Tüm OSB’lere Kreş İstiyoruz Kampanyası’ çerçevesinde yapılıp, 9 Mart 2017 Perşembe günü yayımlandı. Hürriyet’in kadın yazarları, DOSAB Bölge Müdürü Serhat Şengül ve Kreş Müdürü Elif Nural’ın yanı sıra 5 veli ile yaptıkları söyleşiyi, çocuklarla kreşte geçirdikleri günle ilgili gözlemlerini kaleme aldı. Hürriyet Bursa’da yayımlanan yazıyı aynen aşağıda yayımlıyoruz.

DOSAB'ta açılan kreş, kadınların istihdama katılması anlamında önemli bir boşluğu doldurdu. Diğer OSB'lerin bu alanda atacağı adımlar daha çok kadını üretime katacak. Çalışmak isteyen kadının en büyük sorunu çocuğunu işteyken nereye bırakacağı. Bursa'da bu konuda en önemli adımı DOSAB attı ve kreş açtı. DOSAB'da çalışan anneler artık gözleri arkada kalmadan çocuklarını kreşe bırakıp işe gidiyor. Bu projenin Bursa'ya örnek olması ve yenilerinin gelmesi gerekiyor. Biz de çalışan Kadının Hürriyeti’nin kreşten geçtiğine inanan kadın yazarlar olarak DOSAB Kreş’in eksilerini artılarını masaya yatırdık. Diğer OSB'lerin ne yapması gerektiğini DOSAB Bölge Müdürü Serhat Şengül ve DOSAB Kreş Müdürü Elif Nural ile konuştuk.

- Kadını iş yaşamından uzaklaştıran iki neden var. Biri çocuk diğeri ise yaşlılık... Yaşlılık kaçınılmaz olduğuna göre çocuk konusunda neden OSB’ler harekete geçmiyor. Sorumluluktan mı kaçıyorlar, maliyet mi gözlerini korkutuyor?

DOSAB Kreş Müdürü Elif Nural: İkisi de. Çünkü kreş gerçekten sorumluluk isteyen bir şey. Dışarıdan baktığınızda çocuk bakımevi sadece; binayı yaparsınız, personel koyarsınız tamam. Ama biz burada sadece onu yapmıyoruz. Hem Milli Eğitim’in müfredatını uygulayarak eğitim yapıyoruz hem de hepimizin gerçekten en değerli varlıkları olan çocuklarımıza iyi bakılmasını sağlamaya çalışıyoruz. Yer de önemli bir faktör olabilir. Bizim eğitim için ayrılmış bir arazimiz olduğu için kendimiz kurduk.

KREŞTEN ZARAR ETMEKLE ÖVÜNÜYORUZ!

DOSAB Bölge Müdürü Serhat Şengül.: DOSAB Kreş’in esas çıkış amacı sadece 150-200 çocuğu mutlu etmek değil, birçok organize sanayi bölgesine örnek olmak ve kadın istihdamını artırmaktı. Bir hesap yaptık; 45 bin çalışana sahip bir organize sanayi bölgesiyiz. Sayı tam net değil ama tekstil ağırlıklı olunca 9 -10 bin kadın çalışanımız var. Kreş alanı ayırmıştık. 2008 yılında da niyetimiz vardı ancak 2008-2009 krizi ile öteledik. Çünkü işin mali boyutuna baktığınız zaman çok da kolay kolay altından kalkılacak bir yapı değil. Binayı yapmak, işin en kolay kısmı, herkes kendi bütçesine göre bina yapar. Biz biraz fazla lüks yaptık, çok özel bir proje oldu. Mimarımızın eşi de kreş öğretmeni olunca, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı da (BEBKA) mali destek verince çok güzel bir yapı ortaya çıktı. Kreş müdürümüz Elif Hanım’a en başta söylediğim bir şey var; bir veli çocuğunu buraya zorunluluktan dolayı verdiğini hissetmeyecek. Bir özel kreşe verdiğinde hangi memnuniyeti alıyorsa daha fazlasını bizim burada sağlamamız lazım. Özel sektör para kazanmak zorunda, Ama biz burada ne kadar zarar ettiğimizle övünüyoruz. Ama asıl önemli konu sürdürülebilir kılmak. DOSAB yaptı, Manisa OSB yaptı, Antep yaptı, sonra gerisi niye gelmiyor? İşte asıl oraları kurcalamak gerekiyor.

-Evet, neden gelmiyor?

S.Ş.: Bu işin mali kısmına bakmak lazım. Yapımla ilgili kısmı niye önemli? Bu bina 5 milyon liraya mal oldu. Her organize sanayi bölgesinin böyle ciddi rakamlar verme ihtimali yok. Rakamı düşürebilir, biraz daha düz bir bina yapabilir, belli özelliklerde bir yapı ortaya çıkarabilir ama en azından bir kaç milyon ayırmak zorunda. Birçok OSB bunu yapabilir aslında ama onun alt detayına indiğiniz zaman işletme anlamında da çok masraflı. Basit hesap söyleyeyim biz ayda 45.000 TL zarar ediyoruz şu an. Bu sürdürülebilir bir senaryo değil yani. O yüzden birçok OSB yapmıyor. Biz yapınca Türkiye’deki birçok OSB gibi Bursa’dakiler de harekete geçmek istediler ama bunun alt detayını alınca ürküyorlar. Bu işte ‘Ben başladım, devamını getiremiyorum’ demek de doğru değil. Biz en baştan bunun böyle olacağını biliyorduk. Biz sonuçta burada firmalarımızda çalışan kadınların huzurlu olmasını istiyoruz. DOSAB’ın tercih edilebilir olmasını istiyoruz, işverenlerimizin kendi işiyle ilgili kişilere daha kolay ulaşmasını istiyoruz. Aidiyet duygusu da oluşuyor bir yerden sonra. Artık iş arayan biri kreşi olduğu için DOSAB’tan firma seçiyor. ‘Ben gerekirse 2-3 ay daha çalışmayayım ama DOSAB’ta başlayayım, çocuğum gözümün önünde olsun, çocuğumu büyüteyim’ diyor. İşte bu çok önemli.

DOSAB GİBİ BİR ŞAPKA ÖNEMLİ

E.N.: Kreşi geziyorlar sonra iş başvurusunda bulunuyorlar.

S.Ş.: Bu sektörde çalışma koşulları çok zor. Belli bir standardın altına inmemek lazım. O standarda nasıl inilmez? İşte böyle şapka DOSAB gibi olduğu zaman. O şapkayı doğru kurmak önemli. Yoksa organize sanayi bölgeleri içinde yer verdiğinizde özel sektör de yapar. Bizde o konular da gündeme gelmişti.

‘OSB’MİZDE KREŞ VAR’ DEMEK İÇİN KREŞ YAPMAK İSTEMEDİK

- Siz niçin kendiniz işletiyorsunuz? Özel sektöre de devredebilirdiniz. Böylece zarar da etmezdiniz…

S.Ş: O zaman işin göstermelik olacağını düşündük. Özel sektör niye ticaret yapar? Adı kreş de olsa başka bir şey de olsa para kazanmak için yapar. E ben şimdi bu maliyetleri koyuyorum. Maliyetlerim belli, öğrenci başına yaklaşık 800 TL. Bu maliyete göre öğrenci başına 1.000-1200 TL ücret almadan çalıştırmaz, çalıştıramaz, 1000-1200 TL’ye çalıştırdıktan sonra kime ne fayda sağlamış olacağız, yani o gözle bakınca bir anlamı yok. ‘Organize sanayi bölgesinde kreş var’ demek için kreş yapmadık. DOSAB olarak bütçede ciddi yer tutan birçok sosyal faaliyetimiz var, hatta kreşte geç bile kaldık. Bursaspor’dan başlayın, sahipsiz hayvanlar barınağı, eğitim bursları… Bizim yıllık bütçemizde 300 öğrenciye 900 bin TL bursumuz var. 10 ay boyunca ayda 300 TL, 300 öğrenciye burs veriyoruz. 2005’ten beri bunu yapıyoruz. Alt alta yazdığınız zaman hepsi ciddi rakamlar tutuyor. Buranın aylık zararı 45 bin TL, bu yılda 550-600 bin TL’yi buluyor. Düşündüğünüzde ciddi rakamlar olsa da bunlar verimlilik artışı olarak geri dönüyor. O yüzden tercih edilebilir olmak çok önemli, organize sanayi bölgesi yönetimlerinin bir amacı da bu tip eksiklikleri tamamlamak.

DESTEKLENDİĞİ GÖRÜLÜRSE TÜM OSB’LER HAREKETE GEÇER

-Ara eleman nüvesi de atılıyor burada aslında. Çocuk sanayi bölgesinin farkında olarak büyüyor.

S.Ş: Onu biraz daha ileride yapacağız. Hatta Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Eğitim Vakfı (BUTGEM) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fahrettin Gülener ile beraber bir uygulama sınıfı yapacağız. 5-6 yaş arası çocuklara uygun burada bir atölye sınıfı kuracağız. Çocuk burada rendesini, testeresini yapabildiği, kendi ahşap işlerini yapabildiği, kendi yeteneklerini keşfedebildiği, 3 boyutlu düşünebilme yeteneği edinebildiği bir ortam yaratacağız. Bir 3D makinesi düşünüyoruz. Kısacası burada para kazanma derdimiz yok. Ancak zarar etmediğimizi düşünün, neyi düşünürüm? Tabi ki burayı büyütmeyi, ilave bina yapmayı. Yani 160 öğrencide kalmam da 200’e çıkabilir miyim? Şimdi Bursa’da NOSAB da bir kreş hazırlığında. Desteklendiği görülürse Bursa dahil olmak üzere organize sanayi bölgelerinin bir çoğunda kreşlerin hızla kurulacağını düşünüyorum.

OSB’LER KABUK DEĞİŞTİRİYOR

-Yeni nesil OSB’lerin gereklilikleri bunlar değil mi?

S.Ş: Ben alt yapımı tamamlamışım, arıtmam çalışıyor, elektriğim, doğalgazım, sosyal tesisim tamam. Şimdi bu tip faaliyetler yapmam lazım ki avantajlı hale geleyim. İşverenin rahat eleman bulmasını sağlamam lazım, ihracatı artırmasını sağlamak için kümelenme faaliyetlerini doğru yapmam lazım gibi birçok şey var. OSB'ler artık kabuk değiştiriyor. Muhakkak faaliyetlerini çeşitlendirmek zorunda. Biz kendi müracaatımız dışında Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile kreşlerin teşvik edilmesi konusunda Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’na müracaat ettik. Ancak çok sık bakan değişikliği oldu, bunun takibi gerekiyor. En önemli destek devletten gelecek olan destek. OSB'lerde kreş yapımı neredeyse yok denecek kadar durdu. Herkes ‘maliyeti ve işletme zararı?’ ne diye soruyor. Biz göstermelik yapmak istemediğimiz için 2. yılımızda kontenjanımızı tamamen doldurduk. ‘Veli buraya mecbur olduğu için değil tercih ettiği için getirmeli’ düşüncesindeyiz. Biz zarar edeceğini bile bile gücümüze dayanarak girdik.

KREŞ VAR DİYE DOSAB'TA ÇALIŞMAK İSTİYORLAR

-Verimlilik açısından geri bildirim nasıl?

S.Ş: Kreş nedeniyle sırf DOSAB'da çalışmayı isteyen çok oluyor. Patron bundan x lira kazandı yaklaşımından ziyade çalışanın mutluluğu ve sosyal haklar yönünden de bakmak gerekiyor.

E. N: Bir örneğimiz var. Bir karı-koca vardiyalı çalışıyorlar. İki buçuk yaşındaki çocuklarını iki vardiya arasında bir buçuk saat boyunca evde yalnız bırakıyorlar. Bakacak hiç kimseleri yok. Gönderecek kreşleri yok. ‘Nasıl evde yalnız bırakıyorsunuz?’ diye sorduğumuzda ‘Başka çaremiz yok’ dediler. Ve bir buçuk yıl DOSAB Kreş’ten faydalandılar. Veli bu kreşe getirirken o kadar mutluydu ki.

- Tamam siz zarar etmeyi göze aldınız ve zarar ediyorsunuz da aynı özveriyi diğer OSB'ler de yapamaz mı?

S. Ş: Bu bütçeyle alakalı bir şey. DOSAB'ın bütçesi buna el veriyor. Belli bir sosyal faaliyet zararını bizim sanayicimiz göze almış. Birçok organize sanayinin bütçesi ne yazık ki buna el vermiyor. Tek ses olarak bütün OSB'lerin bu teşviki devletten istemesi lazım. Bu nedenle biz de OSBÜK ile öyle yaptık. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı OSB’lerdeki kreşleri teşviklerle rahat dönen bir hale döndürebilirse o zaman inanılmaz sayıda öğrencimiz olur.

- Kreşin eğitim kısmında neler var?

E.N: Milli Eğitim müfredatını uyguluyoruz. İngilizce, drama ve branş dersleri uygulamalarımız var. Eğitim içeriği anlamında dolu dolu bir eğitim programı uyguluyoruz.

24-66 ay arasındaki çocuklara hizmet veren DOSAB Kreşi, 2 bin 300 metrekare kapalı alanı, 2.250 metrekare bahçesi ile Bursa’daki özel okullar içinde en büyük alana sahip. DOSAB Kreş, BUİKAD’ın 2016 yılı özel ödülünün de sahibi.

VELİLERİN GÖZÜYLE DOSAB KREŞ

“Artık işimizde daha huzurluyuz”

Vicdan Özgür: Benim çocuğum zaten 1.5 yıl öncesinde de kreşe gidiyordu. Gelişim olarak kreşin çok artıları var. Sadece çocuğumun kreşe gidiyor olmasından değil DOSAB’ın kreşinde olmasından da çok memnunum. 3 yaşından sonra çocuk mutlaka arkadaş ortamında büyümeli. Kreşimizin yakın olmasının çok artısı var. Ben bırakıp ben alıyorum, servis kullanmıyorum. Servislerle süre de kaybetmiyoruz. Öğretmenlerle birebir diyalog kurabiliyoruz, bir şey olduğunda 5 dakika içinde buradayız. Zaten çok titizler o konuda, bir rahatsızlıkları olduğunda hatta şüphelendiklerinde bile hemen arıyorlar bizi. Artık işimizde daha huzurluyuz. Akşamları ben çocuğumu alamıyorum. Şakalaşmaktan, oynamaktan doymuyorlar, bıkkınlık yok, bir okul psikolojisi yok burada.

“Çalışanlar kreşten ayrılacak diye firmasından da ayrılamıyor”

Burcu Önadım: DOSAB Kreşi bizim ilk tecrübemiz ve bu yıl 2. senemiz. 3. senemizde mezun olarak, kreşin 2. mezunlarından olacak. Benimle gidip geliyor. En azından düştüğü, bir yere çarptığı ya da hastalandığı zaman bir öğle molasında bile görme şansım oluyor. Çok memnunum, yakın olması çok avantaj, aklım kalmıyor. Çocuğun kafası da rahat oluyor. Annesi yakınında biliyor. Çocuğum, işimin 2 sokak arada, arkada olduğunu biliyor. Benim bir tanıdığım var çocuğunun 2 yaşının dolmasını bekliyor, Çünkü anneanne, babaanne yaşı ilerlediği için buraya getirecek, bakamıyor. Çalışanlar kreşten ayrılacak diye firmadan da ayrılamıyor. Bu kreş sayesinde firmaya bir bağlılık da oluyor. Firmadan ayrılmak da bir risk olarak görülüyor artık.

“Çocuğumuzun DOSAB’ın çatısının altında olması güven veriyor”

Seval Kabacıoğlu: Bizim de ikinci senemiz. Çocuğumun kreş yaşının gelmesi ve buranın işime yakın olması nedeniyle tercih ettim. Ancak en önemlisi özel bir kurumdansa DOSAB Bölge Müdürlüğü’nün çatısının ve hakimiyetinin altında olmasıydı. Dışarıda özel bir kreşte belki bu kontrolü yakalayamazdık. Ve gördüğünüz gibi birçok özel kreşten veya kolej kreşinden çok daha iyi imkânlara sahip bir yer burası. Elif Hanım da kadro da çok iyi, öğretmenlerden çok memnunuz. Hemen anında iletişim çok önemli. Yemek yemeyen çocuğa bile yemek yediriyorlar, daha ne diyeyim? (Kahkahalar) Çocuğun annenin ya da babanın yanı başında olması çok önemli. Yani bir şey olduğu zaman 10 dakikalık uzaklıktan taksi ile gelsen 5 TL yazar, 5 TL’lik imkânla hemen gelip çocuğuna müdahale edebilmen çok önemli. Diğer türlü Bursa büyük bir şehir çünkü. Annenin kafası rahat olduğunda verimliliği de artıyor. İşyerleri için de bu önemli. Bir de şu var; Özlüce’de oturuyorum. Özlüce’de bir kreşe gönderseydim, mühendis, müdür çocukları ile olacaktı ama burada sanayinin içinde her şartta çalışanın çocuğu ile de birlikte. Her örnek var, onları da görüyor, çocukları da tanıyor, aileleri de görebiliyor. O yüzden bu da benim için bir artı açıkçası.

“Çocuğum kreşten çıkmak istemiyor”

Nurcan Kıvrak: Oğlum 3,5 yaşında, başlarken 2,5 yaşında idi. Çok zor başladık. En çok ağlayanlardan biriydi. Ben gittikten sonra hiçbir şey yokmuş gibi, sanki ailesi yanındaymış gibi alıyoruz haberlerini. Şu an bir sıkıntı yok hatta kreşten çıkmak istemiyor ve ‘Öğretmeni çok özledim, ne zaman okula gideceğiz?’ diye sorular soruyor.

“Parçalanmış ailemizi DOSAB Kreş birleştirdi”

Naciye Sağdıç: Benim kızım da 2 yıldır burada okuyor. Daha önce kayınvalidem bakıyordu. Kayınvalidem 1050 Konutlar’da, biz Yıldırım’da oturuyorduk, işim ise DOSAB’da. Aradaki mesafeden dolayı, hafta sonu sadece bir geceliğine alabiliyordum çocuğumu. O da çok özlemişti bizi, gitmek istemiyordu babaannesine. Kreş açılınca buraya başladık. Parçalanmış ailemiz birleşti yani. Şimdi son senemiz. Eskiden hasta olduğunda hep oraya gitmek zorunda kalıyorduk. Aklım hep orada kalıyordu ama şu an yanımda olduğu için bir sorun olduğunda 5 dakikada ulaşabiliyoruz. Sabahları birlikte servisle gidip geliyoruz, servisin maskotu oldu. Yani çok güzel, biz çok memnunuz.