BUHAR VE ENERJİ TESİSİ BASIN TOPLANTISI

Güncelleme: 28 Temmuz 2015, Görüntülenme:1210

DOSAB YÖNETİMİ, ÇED OLUMLU KARARI ÇIKAN BUHAR VE ENERJİ TESİSİ İLE İLGİLİ BASIN TOPLANTISI YAPTI

DOSAB BAŞKANI FERUDUN KAHRAMAN: ÇED OLUMLU KARARI PROJEMİZLE İLGİLİ TÜM SÖZLERİMİZİN VE BİLİMSEL ÇALIŞMALARIMIZIN TEYİDİDİR. İHALE İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) Yönetimi, Perşembe günü ÇED olumlu kararı verilen Buhar ve Enerji Üretim Tesisi ile ilgili basın toplantısı düzenledi. DOSAB Sosyal Tesisleri’ndeki toplantıda DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Kahraman, yatırımla ilgili yol haritasını paylaştı, Bölge Müdürü Serhat Şengül teknik açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının soruları cevaplandı.

6 YIL AR-GE YAPILDI

Ferudun Kahraman, üretimin önemli girdisi elektrik ve buhar enerjisinde DOSAB olarak, bölge firmalarına sürdürülebilir ve rekabetçi fiyatlarla enerji temini çalışmalarının öteden beri sürdüğünü belirterek, ‘Firmalarımıza enerji temini konusunda iyi bir noktadayız, ancak daha iyisini sağlamak istiyoruz. Bu kapsamda, üretim ile ilgili birçok senaryoyu bilimsel çerçevede ele aldık ve yerli kaynak kömür kullanan, verimli ve çevreci bir yaklaşımla DOSAB Buhar ve Elektrik Üretim Tesisi Projesini yaptık. Bu projenin Ar-Ge çalışmaları 6 yıl sürdü, her biri alanında uzman 100’e yakın teknik insan emek verdi. Projede önceliğimiz daima çevre ve insan sağlığı oldu. Zaten projenin teknik detayları incelendiğinde de bu görülecektir. Bu tesis, saatte 390 ton buhar kapasitesine sahip iki adet akışkan yataklı kazanda, yerli kömür kullanarak, DOSAB’daki fabrikaların tüm buhar ihtiyacını tek merkezden karşılayacak, aynı zamanda bölge elektrik tüketiminin üçte birini üretecektir. Dolayısıyla projemiz buhar öncelikli olup, buharın da tüketildiği alanda üretilme zorunluluğu vardır’ dedi.

ÇEVRE İÇİN REHABİLİTASYON PROJESİ

Ülke olarak dışa bağımlı olduğumuz enerjide yerli kaynaklı üretimin önemine değinen Kahraman, çevre ve insan sağlığı konusunda şunları söyledi, ‘Bu proje çevreyi kirleten değil temizleyen, yani bir rehabilitasyon projesidir. Neden bu konuda bu kadar iddialıyız? Çünkü; proje uluslar arası en iyi teknikler dokümanına uygun olarak planlanmıştır. Çevre ve insan sağlığı için olumsuzluk yaratacak unsurlar hakkında en çağdaş önlemler alınmıştır. Kömür ve kireçtaşının taşınmasından depolanmasına, kazanlara ulaşmasına ve yanmasına kadar her şey kapalı ortamdadır ve en iyi teknolojiler kullanılmıştır. Baca emisyonları 7 gün 24 saat online olarak izlenecektir. Uçucu baca külleri yüzde 99,95 oranında yeni nesil torba filtrelerle tutulacaktır. Kül bertarafı da tamamen kapalı proseste yapılacak, kömür, kireçtaşı ve küller hiçbir şekilde havayla temas etmeyecektir. Ülkemizde metreküpte 30 miligram olan toz miktarı üst sınırı, DOSAB Projesinde 3 kat daha az yani 10’un altında olacaktır. DOSAB’taki 103 buhar kazanı kapatılacak, buhar tek merkezden sağlanacaktır. Böylece mevcut hava kalitesine göre daha iyi bir hava kalitesine ulaşılacaktır. Bu sonuç, Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından bilimsel olarak raporlanmış, ÇED dosyasında da mevcuttur. Projede yer altı ve baraj suyu kullanılmayacak, atık su arıtma tesisimizden çıkan su geri kazanıma alınarak, tesisin günlük 10 bin metreküp su ihtiyacı karşılanacaktır. Su geri kazanım tesisi yatırımına da başladığımızı burada belirtmek isterim. İlk olarak ihalesini yaptığımız 25 bin metreküp gün kapasiteli Membran Biyo Reaktör projemizin ihalesine bu ay çıktık ve yatırımı 2016 yılında bitireceğiz.’

ÇED ÇEVRE KORUMA ARACIDIR

Kahraman, ÇED süreci hakkında şunları söyledi: ‘Biliyoruz ki, yeryüzündeki mevcut kirliliğin yüzde 50’si son 40-50 yılda meydana gelmiştir. ÇED uygulamasına 50 yıl önce başlanmış olsaydı; İstanbul’da Haliç, İzmir Körfezi, İzmit Körfezi ve daha birçok doğal kaynaklarımız çevre kirliliğine maruz kalmazdı. Çünkü ÇED Raporu bir tür çevre koruma aracıdır. Bizim projemizle ilgili ÇED Olumlu kararı çıktıktan sonra, bazı kesimler bu kez “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çok az proje için ÇED Olumsuz kararı veriyor” şeklinde, anlaşılması güç eleştiriler yapıyorlar. Doğrudur, ÇED olumlu kararı daha fazla çıkmaktadır. Ancak bunun sebebi, Yatırımcının önerdiği ve çevre kirliliğine sebep olacak ve ÇED Olumsuz Kararı verilebilecek yatırımlar daha etüt safhasında elenmekte, ÇED Başvuru Dosyaları hazırlanmamaktadır. ÇED süreci öncesinde yatırım yapılacak projelere ilişkin çok yönlü ve teknik ekiplerle gerekli eliminasyonlar yapılmaktadır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı resmi web sitesinde yayımlanan ÇED Olumlu/ÇED Olumsuz kararlarında ÇED Olumsuz kararının az çıkmasının nedeni budur. Ne çevre müşaviri firmalar ne de yatırımcı, baştan olmayacağı kuvvetle muhtemel bir yatırıma başlamazlar.

EN BÜYÜK HASSASİYET ÇEVRE İÇİN

DOSAB Buhar ve Enerji Üretim Tesisi için, ÇED başvurusu geçen yıl haziran ayında yapılmıştır ancak, 2012 yılı Mart ayından bu yana ÇED yeterliliği olan danışman firmayla çalışılmaktadır.

Bölge Müdürlüğü olarak bizler, 6 yıllık bir AR-GE çalışması yürütüyoruz. Bu AR-GE çalışmasında uluslararası ve alanında uzman firmalardan danışmanlık hizmeti alınmıştır. Bu anlamda; sürdürülebilir bir çevreye entegre olarak planlanan DOSAB Buhar ve Enerji Üretim Tesisi Projesinin “PROJE” olarak bilimsel ve akademik çalışmalarla fizibil, yetkin ve hava kalitesi başta olmak üzere çevresel unsurlarda iyileştirici etki gösterecek bir “PROJE” olduğunda karar verilmiştir. Bütün bunların sonucunda ÇED olumlu kararı çıkmıştır. Bu olumlu karar aynı zamanda bizim projemizle ilgili başından bu yana söylediğimiz ve az önce özetlediğim, tüm konuların gerçekliğinin teyit edilmesidir. Her şey bilimsel ve teknik çerçevede ele alınmış, hiçbir teknolojik yatırımdan kaçınılmamış, çevre ve insan sağlığı için en yüksek oranda hassasiyet gösterilmiştir.

Bu projeyi eleştirenler maalesef karşımıza bugüne kadar hiçbir bilimsel ve teknik veri ile çıkmadılar, siyaset yaptılar. Bilimsel gerçekleri çarpıttılar, kamuoyunu yanılttılar. Kamuoyuna örnek olarak kirlilik yaratan eski ve ÇED Raporuna tabi olmayan tesisleri anlattılar, DOSAB Projesini anlatmadılar.’

BİZİM DERDİMİZ DAHA TEMİZ BİR ÇEVREDE DAHA ÇOK ÜRETİM

DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Kahraman şöyle konuştu ‘Biz ülkemizin alanında en çevreci ve en verimli projesi için yola çıktık ve bu yolda hiçbir sapma yaşamadan yürümeye devam ediyoruz. Bursalı hemşehrilerimize buradan şu mesajı vermek istiyorum; DOSAB hiçbir şekilde çevreyi kirletecek, insan sağlığına zarar verecek bir yatırımın içinde değildir. Aksine çevreyi iyileştirecek, insan sağlığına değer veren yatırımlar yapmaktadır. Bunun aksini söyleyenler, kamuoyunu bilinçli olarak yanıltmak isteyenlerdir, onlara itibar etmesinler. Onların dertleri çevre ve insan sağlığı değil, hesapları başka… Bizim tek derdimiz, tek hesabımız var; daha iyi bir çevrede ve daha çok üretim gerçekleştirip, daha çok istihdam sağlamak, ihracat yapmak… Bu noktada Bursa’ya verdiğimiz sözü bir kez daha hatırlatmak istiyorum; Bu tesis Çevre Bakanlığımızca 7/24 online olarak izlenirken, bağımsız bir komisyon tarafından da çevresel etkiler anlamında denetlenmesi noktasındaki sözümüzün halen arkasındayız. Aynı zamanda bölgemize yakın alanda uygun yerde kurup Çevre İl Müdürlüğüne devredeceğimiz hava izleme ve ölçüm istasyonları ile mevcut hava kalitesini uzun süreli olarak ölçümleyeceğiz. Tesis devreye girdikten sonra ve girmeden önceki verileri de tüm Bursa’yla birlikte göreceğiz.’

25.YILIMIZDA İHALEMİZİ YAPMAK AMACIMIZ

Kahraman, bundan sonraki yol haritasıyla ilgili olarak da şunları söyledi, ‘ÇED olumlu kararı ile birlikte DOSAB, Buhar ve Enerji Üretim Tesisi yatırımıyla ilgili ihale teklif mektuplarını uluslar arası 7 firmaya göndermiş durumdadır. Eğer bir uzatma yapmak zorunda kalmazsak, Ekim ayının başında bu firmalardan teknik ve mali tekliflerini alacağız. Bir kaç aylık değerlendirme süreci sonrası inşallah bu yıl bitmeden, yani DOSAB’ın kuruluşunun 25.yılında ihale yapmak istiyoruz. Sonrasında da 3 yıllık bir süre içinde DOSAB tarihinin en büyük ve önemli yatırımını hayata geçirmek istiyoruz. Projemizin finansman konusunu da çözüme kavuşturduğumuzu belirtmek isterim. Gerekli öz sermaye katkısını mevcut durumdadır. Bu sebeple yapım sürecinde sanayicimizden herhangi bir finansal katkı talebimiz olmayacaktır. Projenin tüm finansmanı öz sermaye ve kredi ile sağlanacaktır. Tesis, kredisini öderken dahi buhar ve elektrik fiyatında şu anki duruma göre tüm bölge katılımcısı firmalarımıza çok daha avantajlı fiyatlar sağlayacaktır.’