DOSAB İFTARINDA, BUHAR VE ELEKTRİK SANTRALİ KONUŞULDU

Güncelleme: 16 Temmuz 2014, Görüntülenme:1605

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi sanayicileri, DOSABSİAD’ın organize ettiği geleneksel iftarda bir araya geldi. 15 Temmuz Salı akşamı DOSAB Restoran’da yapılan iftara 300’e yakın sanayici ve işadamı ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, BTSO Meclis Başkanı Remzi Topuk, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, BOSİAD Başkanı Faik Çelik, Sönmez Holding Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez de katıldı. İftarda DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Kahraman, DOSAB Buhar ve Elektrik Üretim Santrali Projesi ile ilgili son durumu anlatırken, Bölge Müdürü Serhat Şengül de teknik bir sunum yaptı. DOSABSIAD Başkanı Orhan Tezyaparlar da dernek çalışmaları hakkında bilgi verdi.

ÇED BAŞVURU YAPILDI, SÜREÇ BAŞLADI

DOSAB Başkanı Kahraman konuşmasında şunları söyledi:

“Üzerinde 4 yıldır titizlikle çalıştığımız santral projemizde ÇED başvurusunu 4 Haziran 2014 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza yaptık. Böylece santral yatırımında yasal süreç de başlamış oldu. Bakanlık, 11 kamu kurum ve kuruluşundan oluşan ÇED komisyonunu belirledi. Bu komisyonda yer alan kurumlar, santralle ilgili görüşlerini komisyona sunuyorlar. Ramazan Bayramı sonrasında komisyonun toplanıp, projeyi ve görüşleri değerlendirmesini bekliyoruz. Sonbahar gibi ÇED sürecinin tamamlanması mümkün gözüküyor.

BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI YAPILIYOR

ÇED sürecinden önce kamuoyuna santral projesi üzerinde çalıştığımızı açıklamış, ancak teknik detaylar dışında temel esasları belirtmiştik. Çünkü fizibilite sürecindeydik ve yasal süreç başlamadan teknik açıklamalar doğru değildi. Haziran ayında ilgili kamu kurumları, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, basın ve kamuoyunu bilgilendirmeye dönük bir program oluşturduk. Bu program dahilinde Bursa Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüze sunumlar yaptık. Bu bilgilendirme toplantıları, siyasi partiler, Bursa milletvekilleri, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları ve medya yöneticileriyle devam ediyor.

HALKIN KATILIMI TOPLANTISI YOK AMA BİZ HALKLA BİR ARAYA GELİP ANLATIYORUZ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mevzuat gereği ÇED sürecinde halkın katılım toplantısı öngörmedi. Ancak buna rağmen, bölgede yaşayan halkı bilgilendirmeyi, muhtarlarımızla bir araya gelip projeyi anlatmayı sürdüreceğiz. Ne kadar doğru ve çevreci bir yatırım yapacağımızı bıkmadan herkese anlatacağız.

ÇEVREYE HİÇBİR OLUMSUZ ETKİ OLMAYACAK, BUNUN GARANTİSİNİ VERİYORUZ

Bizler buhar ve elektrik üretim santrali projesi ile milli ekonomiye büyük katma değerler yaratacağız. Bunu yaparken de çevreye hiçbir olumsuz etkimiz olmayacak. Bunun garantisini ve taahhüdünü her ortamda veriyoruz. Burada da kısaca özetlemek gerekirse;

- Ülke olarak gibi en büyük harcamalarımızı ithal enerji kaynaklarına, başta petrol ve doğalgaza yapıyoruz.

- Bu para hepimizin cebinden çıkıyor. DOSAB olarak, dışa bağımlı kaynak kullanmadan ülkemiz kaynakları ile bu soruna bir derece olsun katkıda bulunmak için çabalıyoruz.

- Bu proje devreye girdiğinde bölge firmalarımızın yılda tükettikleri doğalgaz, yüzde 65 oranında düşecek. Biliyorsunuz, doğalgazda ülkemiz tedarik sıkıntıları yaşıyor ve fiyatlar sürekli artıyor.

- Yerli kömür ile yerel kaynaklarımızı değerlendirip. Dış ticaret açığına ve cari açığa olumlu katkı sağlayacağız

- Bu genel faydanın yanı sıra, üretilen, buhar ve elektrik enerjisinin maliyetinde düşüşler olacak. Bölgemizdeki fabrika bazlı buhar üretimini, toplu hale getirip daha verimli, daha ucuz fiyatla tedarik edeceğiz. Sanayinin en önemli girdisi olan enerjideki maliyet düşüşleri rekabet gücümüzü arttıracak. Bu rekabet gücü istihdam artışı, iş artışı, ekmek kapısı artışı demektir.

- Burada yine tekrarlıyorum; öncelikle halkımızın sağlığına, daha sonra bu tesisin tabiri caiz ise dibinde yaşayacak bizlerin sağlığına etki edecek bir yatırım içinde olmayız.

TÜRKİYE’NİN EN ÇEVRECİ SANTRALİNİ KURACAĞIZ

- Gerek baca gazı emisyonu, gerekse kömür tozunda çevreye hiç bir olumsuz etki yaratmayacağız. Kömürün taşınmasından yakma teknolojisine, küllerin nakliyesine kadar tamamen kapalı çağdaş bir proses kuruyoruz. Çevre konusunda hiç bir yatırımdan çekinmeyip, yasal sınırlarımızın ve Avrupa ülkeleri değerlerinin çok altında emisyon değerlerine sahip, Türkiye’nin en çevreci ve örnek santralini kuracağız. Bu konuda bu kadar iddialıyız.

- Ülkemizde mevzuat, havadaki toz miktarını metreküpte 30 miligram isterken, biz şartnamede metreküpte 10 miligramı garanti ediyoruz. Ayrıca bu tesisimizin baca emisyonları 7 gün 24 saat çevre bakanlığı tarafından online olarak izlenecek.

ÇEVRE KONUSUNDA 3 ÖDÜL VE TEŞVİK ALAN BİR BÖLGEYİZ, ZARARLI BİR YATIRIM YAPMAYIZ

- Çevre konusunda, Çevre Bakanlığı ve OSBÜK’ten, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nden üç ödül almış bir bölge olarak, santral çalışmalarımızda da en başta çevre ve verimlilik konusu üzerinde titizlikle çalıştık.

- Üç çevre ödülümüzün yanısıra, çağdaş atık su arıtma tesisimizde kullandığımız elektriğe teşvik alabilen ender organize sanayi bölgelerinden birisiyiz.

- Çevre konusundaki duyarlılığımız ödüllendirilirken, teşvik edilirken, bizlerin çevreye zararlı bir yatırım yapmamız düşünülemez.

- Hatta, santralimizin idari binası üstüne bir kafeterya yaparak, burada hep birlikte konuklarımızı ağırlamak, çay kahve ikram etmek, tesisimizin çevreci yönünü göstermek istiyoruz.

ELEŞTİRİLERİ DİKKATE ALIYORUZ

- Elbette, kamuoyu bu projemize duyarlı olmakta haklı… Bursa’da yaşayan insanlar olarak, çevreye duyarlı yaklaşımlara, eleştirilerin hepsine katılıyoruz ve destekliyoruz. Çünkü, biz de aynı havayı soluyor, aynı suyu içiyoruz, çocuklarımız burada doğup büyüyor.

- Bir kez daha altını çizmek isterim ki, bu sektördeki dünyanın en gelişmiş sistemlerini kuracağız. Bu konuda herkesin son derece rahat olmasını istiyoruz.

NEDEN DOĞALGAZ DEĞİL KÖMÜR VE NEDEN DOSAB’DA KURUYORUZ?

Neden doğalgaz değil, kömür kullanıyoruz ve santrali bölgemizde yapmayı istiyoruz. Bu, en çok eleştiri aldığımız nokta… Biz enerjide yerli kaynakların kullanımı politikasını destekliyor ve bu yönde bir proje için çalışıyoruz.

İkincisi, tekstil yoğun bir bölge olarak, buhar tüketimimiz oldukça fazla. Önceliğimiz bu buhar talebinin tamamını karşılamak. Tüketimimizin üçte biri kadar elektrik de üreterek, santral verimini maksimum seviyede tutmak… Dolayısıyla, bizim buhar ihtiyacımızı karşılayacak ölçekte bir doğalgaz santralı verimli olmuyor. Daha büyük bir yapı gerekiyor. Bizim projemiz ise daha küçük ve verimli bir santral…

Üçüncü ve sonuncu nokta; buharı 5 kilometreden fazla taşımak mümkün değil. Bu sebeplerden dolayı santrali bölgemizde kurmayı planladık; elbette, çevre konusunda tüm önlemleri alıp, yatırımları yaparak...

AVRUPA’DA BİR ÇOK BAŞARILI ÖRNEK VAR, BİZDE NİYE OLMASIN?

Bildiğiniz gibi günümüzde gelişmiş bir çok ülkenin yerleşim alanında, çevre dostu kömür santralleri halen çalışıyor. Teknoloji bu santrallerin insan sağlığı ve doğaya hiçbir olumsuz etki yaratmamasını sağlar duruma geldi…Ülkemizin ve sanayimizin de yerli kaynaklı bu tür yatırımlara ihtiyacı var. Bu yatırımlar geleceğimizi garanti altına alacak yatırımlardır.

Bugüne kadar ülke genelinde örnek işlere imza atmış bir organize sanayi bölgesi olarak, yine her yönüyle olumlu manada örnek olacak bir yatırımın arifesindeyiz. İnşallah, bu projemizden de yine birlik ve beraberlik içinde, alnımızın akıyla çıkacağız. Göreceksiniz gelecekte ne kadar doğru bir iş yaptığımıza hep birlikte şahit olacağız.”