DOSAB`IN EN BÜYÜK FİRMALARININ 5 YILLIK PERFORMANSI

Güncelleme: 15 Ekim 2013, Görüntülenme:2737

BTSO’nun açıkladığı ‘Bursa’nın En Büyük 250 Firması’ Listesine giren DOSAB firmalarının 2008 yılından bu yana gösterdikleri performansı mercek altına aldık.

BTSO’nun açıkladığı 2012 listesine DOSAB’tan 40 firma girdi. 2008’de 33 olan İlk 250’deki DOSAB’lı firma sayısı geçen yıl 40 olarak gerçekleşti. Tekstil sektörü ağırlıklı firmaların faaliyet gösterdiği bölgede 2012 En Büyük 250 listesine; tekstilden 21, otomotivden 13, makine-metalden 4 ve gıda-diğer kategorisinden 2 firma girdi.

DOSAB firmaları, 250 büyük firmanın; toplam 52 milyar 214 milyon TL cirosunun yüzde 21,5’ini (11 milyar 275 milyon lira), 10 milyar 265 milyon dolarlık ihracatın yüzde 27,3’ünü (2 milyar 799 milyon dolar), 112 bin 203 kişilik istihdamın yüzde 19,2’sini (23 bin 502 kişi), 37 milyar 760 milyon liralık üretimden satışların yüzde 23,5’ini (8 milyar 859 milyon lira) ve 2 milyar 741 milyon liralık vergi öncesi dönem karının yüzde 25,6’sını (702 milyon 198 bin lira) gerçekleştirdi.

Tekstil yoğun bölgede 2012 yılı bir önceki yıla göre karlılık ve istihdamda parlak geçmedi. Sektör firmaları söz konusu dönemde cirolarını yüzde 3,99, ihracatlarını yüzde 10.37 oranında arttırdı. Ancak aynı dönemde karlılık yüzde 3,66, istihdam yüzde 0,84, üretimden satışlar da yüzde 9,19 oranında düştü.

İncelemek için resmin üzerine tıklayınız İncelemek için resmin üzerine tıklayınız

5 YILDA EN YÜKSEK CİRO ARTIŞI TEKSTİLDE, İHRACATTA OTOMOTİV ÖNDE

DOSAB’ta faaliyet gösteren firmaların yüzde 80’ini oluşturan otomotiv ve tekstil sektörü firmaları, 2008-2012 arasında, iç ve dış satış cirolarını 6,25 milyar liradan, 10,85 milyar liraya çıkarttı. Otomotiv sektörü 2008’e göre 2012’de cirosunu yüzde 63 arttırırken, tekstil de ise yüzde 162 oranında bir artış görüldü. Türkiye ekonomisindeki yavaşlamanın iyice hissedildiği 2012 yılında ise otomotiv cirosu bir önceki yıla göre yüzde 6,61 geriledi. Otomotiv sektörü firmaları cirolarını 2009’da yüzde 9, 2010’da yüzde 28, 2011’de de yüzde 24 oranında arttırmıştı. Tekstilde ise 2011 yılına göre 2012’de ciro artışı yüzde 3,99 oldu. Sektör firmaları 2009’da yüzde 48, 2010’da yüzde 21 ve 2011’de yüzde 40 oranında ciro artışı sağlamıştı.

Türkiye’nin ihracattaki en büyük sektörü olan otomotiv, Tofaş’ın da bulunduğu DOSAB’da da ilk sırada yer alıyor. Otomotiv sektörü 2,5 milyar dolar civarında yıllık ihracat gerçekleştirirken, onu 250 milyon dolar civarında tekstil sektörü firmaları, ardından da makine-metal izliyor. Otomotivde geçen yıl Tofaş’ın tek başına ihracatı 2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti, 500 milyon dolara yakın da sektördeki diğer firmaların ihracatı oldu. Otomotiv sektöründe, ilk 250 içine giren 13 DOSAB firmasının 2012 yılındaki ihracatı yüzde 10,26 oranında düştü. Aynı yıl 21 firmayı ilk 250 içine sokan tekstil sektörü ihracatı ise yüzde 10,37 oranında artış gösterdi. Makine-metal ve gıdada ihracat oranları ise geriledi.

İncelemek için resmin üzerine tıklayınız

DÖNEM KARI YÜKSELDİ, ÜÇ SEKTÖR İSTİHDAMI ARTTIRDI

Son 5 yılın temel göstergeler içinde en iyi performans vergi öncesi dönem karında görüldü. Ancak 2012 yılı için tekstil sektörü bu göstergede diğer sektörlerden büyük oranda ayrıştı. Otomotiv, makine-metal ve gıdada karlılık artarken, tekstilde 2012 yılında yüzde 3,66 oranında gerileme oldu. Sektör firmaları bir önceki yıl 96,8 milyon lira olan karlılıklarını 2012’de 93,2 milyon liraya düşürdü. 2011 yılında karlılıkta gerileme sergileyen otomotiv ise geçen yılı büyük oranda karlılık artışı ile kapattı. Makine-metalde bu artış yüzde 52, gıdada yüzde 20 oldu.

İlk 250 içinde yer alan DOSAB firmalarının, 2008 yılından bu yana olan temel ekonomik göstergeleri içinde istihdam başlığı incelendiğinde, 5 yılda yüzde 33’lük bir artış görülüyor. 2008’de 17 bin 639 olan ortalama çalışan sayısı 2012 yılında 23 bin 502 olarak gerçekleşti. 2011 yılına göre 2012 yılında ise istihdam bin 303 kişi arttı. Söz konusu dönemde tekstil sektörü dışında otomotiv, makine-metal ve gıda sektörlerinde istihdam arttı. Tekstilde ise 2011 yılında 5.448 olan ortalama çalışan sayısı 2012 yılında 5.402 olarak gerçekleşti.

2012 yılı bölge firmalarının üretimden satışları anlamında gerileme ile geçti. Otomotiv sektöründe üretimden satışlar yüzde 7,63, tekstilde yüzde 9,19, gıdada yüzde 14,39 oranında gerilerken, sadece makine-metal sektörü firmaları yüzde 14,49 oranında artış sergiledi.

Başkanların Yorumu

Ferudun Kahraman: İstikrar Hepimiz İçin hayati Önemde

Global krizin başladığı 2008 yılından bu yana listeye giren DOSAB firmalarının sektörel performansı incelendiğinde, küresel ekonomik sıkıntılara rağmen 5 yıl içinde önemli bir büyüme sağlandığı görülüyor.

DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Kahraman, bu tabloyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bölgemizde temel göstergelerin son beş yılda sürekli yükselmesi sevindirici. Bu yükselmeleri biz elektrik, doğalgaz tüketimleri ve atık su deşarjlarından aylık olarak da ölçebiliyoruz. Ancak karşımıza 5 yıllık bir gelişmeyi koyduğumuzda da aldığımız yolun önemli olduğunu görüyoruz. DOSAB, Bursa ve ülke ekonomisine çok değerli katkılar sunuyor ve bu katkı artarak devam edecek. Tüm sanayici dostlarımızı ve çalışanlarımızı başarılı performanslarından dolayı tebrik ediyorum.

Tabii, temel ekonomik göstergelerimizin daha da iyi olması bizim arzumuz. Bunun için hem bizim doğru işler yapıyor olmamız hem de global ekonomide sıkıntıların çözülüyor olması gerekiyor. Dalgalı bir ekonomik yapı hepimiz için sıkıntılar yaratır. Son dönemde dövizdeki dalgalanma ilk bakışta ihracatçıya yarıyor gibi görünüyor. Ama önemli olan istikrardır, belirsizlik ortamı değildir. TL’nin düşmesi, dövizin artması, faizleri artırır, enflasyonist etki yapar. Bizim arzumuz istikrarlı ve sürdürülebilir döviz kurudur.”

Orhan Tezyaparlar: Bölgemizin Performansı Bizi Mutlu Ediyor

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Orhan Tezyaparlar, DOSAB’daki firmaların ve DOSABSİAD üyelerinin başarılarından memnun olduklarını dile getirdi. Tezyaparlar, “Görüldüğü gibi bölgemizin üretimden ihracata, istihdamdan ödenen vergilere ve yaratılan katma değere kadar Bursa ekonomisine çok önemli bir katkısı bulunmaktadır. Bu başarı DOSAB’taki firmaların ve DOSABSİAD üyelerinindir. Hepsini gönülden kutluyorum” dedi.

Yorumlar

DOSABSİAD Başkan Yardımcısı Özer Boyalıklı:

Tekstilin İtibarı İade Edilmeli

DOSABSİAD Başkan Yardımcısı Özer Boyalıklı, BUTGEM bünyesinde tekstil sektörüne yönelik yetiştirme kursları açılması ile ilgili çalışmalara başladıklarını açıkladı. Sektörün en büyük sorununu elman eksikliği olduğunun altını çizen Boyalıklı, “ Ülkemizde tekstil sektörünün büyümesiyle yurt dışındaki başarıyla, ulaştığı istihdam ve ihracat rakamlarıyla değil zor duruma düşen bazı firmalarıyla gündeme gelmekte hal böyle olunca da ara elemanlarda başka sektörlere yönelmeyi tercih ediyor. Önceki yıllarda bazı firmaların batması, çalışanlarda tekstil sektörüne güvensizliğe yol açtı. Sektörün geleceğinin olmadığına dair yaygın bir kanı oluştu. Bu durumda aileler haklı olarak çocuklarını farklı mesleklere yönlendirdi. Tekstil de yetişmiş kalifiye elemanlar bile farklı sektörlere yönelmeye başladılar. Oysa ne kadar yara almış olsa da yarattığı katma değer ve istihdam itibariyle tekstil ülkemizin en önemli lokomotif sektörüdür. Tekstil üreticilerinin bilgi, beceri ve bitmeyen azim ve çalışkanlıklarından ötürü lokomotif olma ünvanı da daha uzun yıllar hiçbir sektöre bırakmaya niyeti yoktur.

Sektörümüze hak ettiği itibarın geri verilmesi için gerekli çalışmaları yapmak ve yeni yetişen gençlerimizi de hala onların kaliteli bir yaşam için gerekli olan soya ekonomik gereksinimlerini ve kariyer fırsatlarını karşılayabilecek bir sektör olduğuna inandırmalıyız. Aksi halde tekstilde yetişmiş ara elaman sorunu katlanarak büyüyecek ve işletmelerimizi elemansızlıktan çalıştırmayacak hala gelip yurt dışından işçi aramaya çıkacağız. Bu sebeplerden DOSAB ve DOSABSİAD olarak tekstil de ara eleman sorununu giderebilmek amacıyla BUTGEM bünyesinde tekstil sektörünün sıkıntı çektiği, ihtiyaç duyduğu alanlarda kalifiye elaman yetiştirmek için belli dallarda meslek edindirme kursları açmak için çalışmaya başladık” dedi.

D.E.B.Y. Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ufuk Uygar Bekil:

Tekstil Büyüyerek Yoluna Devam Ediyor

2006 yılında kurulan D.E.B.Y Tekstil, yurt dışından tekstil sektörüne ve giyim kumaşlarına uygun ham bez her türlü iplik tedariki sağlıyor. 2012 yılında 97 milyon lira ciro yapan, bu yılki hedefi yüzde 13 artışla 110 milyon lira olan firmanın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ufuk Uygar Bekil, “Bizim yaptığımız işi sadece yabancı firmaları yapıyordu. Bu tüccarlık işini yerli sermaye ile yapan ilk şirket konumundayız. Çin, Tayland, Endonezya, Japonya, Kore, Vietnam gibi ham maddenin yoğun üretildiği ülkelerle çalışıyoruz ve Türk tekstil firmaları sektörde büyük rol oynar hale geldi” dedi.

TÜRKİYE’NİN AVANTAJLARI VAR

D.E.B.Y. olarak tekstilin her alanına, her ülkeden ürün tedarik ettiklerini vurgulayan Bekil, sektörle ilgili genel değerlendirmelerde bulundu. Bekil şöyle konuştu: “Türkiye’nin en büyük gücü coğrafi konumudur. Avrupa ve Ortadoğu’ya yakınlığı, Türk tekstili için büyük avantaj sağlıyor. Türk şirketleri katma değerli ürünler üreterek hızlı teslim etme başarısı ile yükselmeye devam ediyor. İşin anahtar kısmı hızlı teslimat yapabilmek. Bizler büyük zincir mağazalara, konfeksiyon ürünü yapan firmalar için stoklarımızı ham olarak tutuyoruz. Onlar Avrupa’dan sipariş geldiği zaman bizden malı alıyorlar. 10-15 gün içerisinde burada boyanıyor, basımları yapılıyor ve konfeksiyonlarda üretimi gerçekleşiyor. Bir ay içersinde Avrupa’da mağazalarda ürün olarak satışa çıkıyor. Biz bu stoku tutmazsak bu servis verilmez. Zaten Uzakdoğu ülkelerinden daha pahalı olmasına rağmen malı bizden almalarının ilk nedeni kaliteli ürün. İkincisi de hızlı olmamız. Bir Avrupa firması, Uzakdoğu’ya sipariş verdiği zaman bu ürünün mağazalara girmesi 3-4 ay sürer. Türkiye’de ise 40 gün içersinde yapılıyor. Bu yüzden Türkiye’de tekstil işi büyüyerek devam ediyor. Bu yüzden bizim gibi firmaların büyük stok bulundurmaları gerekiyor.”

GÜMRÜK VERGİLERİ ETKİLİYOR

Avrupa’da modayı yaratan grupların geçmişte Türkiye’ye işi nasıl öğrettilerse şimdi de Uzakdoğu’da aynı şeyin yaşandığını hatırlatan Bekil, şunları söyledi: “Biz Uzakdoğu’dan yeni olanları alıp Türkiye’ye getiriyoruz. Müşterilerimiz kendi katma değerlerini kendi desenlerini, birikimlerini koyup bu malı satıyor. Bizim yapacağımız tek şey orada olan yenilikleri, yeni kumaşları, Türkiye’de üretilmeyen kumaşları getirmek. Getirdiğimiz ürünlerin yüzde doksanı Türkiye’de üretilmeyen ürünlerden oluşuyor. Üretimin olduğu her ülke de kendini ve üreticisini korumak istiyor. Bunu içinde belli kurallar getiriyor. Biz Türkiye’de üretilmeyen ürünleri getirdiğimiz halde biz de sıkıntıya giriyoruz. Çünkü gümrükteki vergilerden etkileniyoruz.

AVRUPALI KARŞISINDA ÇİN’LE EŞİT REKABET GEREKİYOR

İstediğimiz Türkiye’de üretilen ürünler ile üretilmeyen ürünlerin şartlarının farklı olmasıdır. Vergiler eklendikçe maliyetler artıyor. Biz malı getiriyoruz. Üretici işliyor, boyuyor, baskı yapıyor. Bir de vergileri düşünürseniz maliyetler çok artıyor. Diğer ülkeler ise vergisiz olarak ürünü Avrupa’ya satıyor. Çin ile farklı şartlarda Avrupa’ya mal satmak için mücadele ediyoruz. Ürünler arası muamele farkı olmalı. Herkes ‘dışarıdan kumaş gelmesin’ diyor. Ancak moda sektörü iyi analiz edilmeli ve algılanmalı. Türkiye’de farklı ürünlerin için iyileştirmeler yapılmalı. Bizim gibi firmaların büyük stoklar tutması gerekiyor. Yoksa zincir mağazalara mal veremeyiz. Bunun içinde üzerimizdeki vergilerde iyileştirme bekliyoruz.”

2013 YILI İYİ GEÇİYOR

D.E.B.Y. Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ufuk Uygar Bekil, son dönemde döviz kurunda yaşanan hareketliliğin etkileri konusunda da şu değerlendirmeyi yaptı: “Döviz kurunun gidişatı Türkiye için faydalı olur. Bu durum kısa vadede herkesi yoruyor gibi görünüyor. Ancak uzun vadede Türkiye için avantajdır. Türkiye’nin yaptığı katma değerin maliyeti ihracata giden ürünler olduğu için azalmış oluyor. Kesinlikle bu durum bir avantaj yaratacak. 2013’ün son çeyreğine girdik. Bizim sektörümüzde 2013 yılının ilk yarısı bir önceki seneye göre gayet iyiydi. Tabi sezonların da etkileri var. İşlerimizde yaz -kış değişim durumları yaşanıyor. Yaz işlerimizin durgun geçtiği dönemdir, ancak şuan itibariyle sezonumuz açıldı. Mart ve nisan ayına kadar hızlı ve başarılı gideceğimizi düşünüyorum.”