DOSAB 5.OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

Güncelleme: 23 Mart 2013, Görüntülenme:3562

2009 yılında Müteşebbis Heyetin görevine son vererek genel kurul sürecine geçen ve bölgedeki tüm katılımcıların seçme ve seçilme hakkına kavuştuğu DOSAB’da, 5.Olağan Genel Kurul Toplantısı 23 Mart Cumartesi Günü DOSAB Konferans Salonu’nda yapıldı.

Bursa Valisi Şahabettin Harput, Bursa Milletvekilleri Hakan Çavuşoğlu, Sena Kaleli, İlhan Demiröz, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, BTSO Meclis Başkanı İlhan Parseker, UTİB Başkanı İbrahim Burkay, SİAD Başkanları ile 150 sanayici ve işadamı katıldı. Fahrettin Gülener’in Divan Başkanlığını yürüttüğü ve tek listenin olduğu seçimde, Ferudun Kahraman tüm katılımcıların oylarını alarak iki yıl daha başkanlık için güven tazelemiş oldu.

DOSAB’ın yönetim kurulları şöyle oluştu:
Yönetim Kurulu Asıl: Ferudun Kahraman, İlhan Sarı, Burhan Çakır, Ersan Özsoy, Haluk Sami Topbaş.
Yönetim Kurulu Yedek: Abdullah Bilaçlı, Berk Noyan, Türk Ceyhan, Aydın Yılmaz, Özer Boyalıklı.
Denetim Kurulu Asıl: Mahmut Kesici, Vedat Kantar.
Denetim Kurulu Yedek: Mustafa Yılmaz, Hüseyin Değirmencioğlu.
OSBÜK Delegeleri: Fahrettin Gülener, Selim Yedikardeş (Asıl), Fatih Pehlivan, İbrahim Öztürk (Yedek).

FERUDUN KAHRAMAN’IN KONUŞMASI

DOSAB Başkanı Ferudun Kahraman, genel kurulda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “DOSAB günümüzde ülkemizin örnek sanayi bölgelerinden birisi haline gelmiş; 428 faal firması, 41 bin çalışanı, 3,8 milyar dolar 2012 yılı ihracatı, 1 milyar kilovat saate ulaşan elektrik tüketimi, 275 milyon standart metreküp civarında doğalgaz tüketimi, yılda 15 milyon metreküp atık suyun arıtıldığı arıtma tesisi, 160 bin metrekare yeşil alanı, modern alt yapısı, yolları ve sosyal tesisleri ile modern bir sanayi bölgesidir. BTSO’nun 2011 yılı verilerine göre; Bursa’nın En Büyük 250 Sanayi Kuruluşundan 39’u, İSO’nun Türkiye’nin En Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması verilerine göre de ilk 500’de 6, ikinci 500’de 9 firması olan bir bölgeyiz.

DOĞALGAZ FARK BEDELLERİ BÜTÇELERİ SARSTI

Organize sanayi bölgeleri ülkemiz kalkınmasında hayati önem taşıyan üretim merkezleridir. Bu bölgeler kar amacı gütmeyen, bünyesindeki firmalara en uygun şartlarda hizmet götüren yapılardır. Ne mutlu bize ki, DOSAB olarak biz bu noktadayız. Ancak finansal olarak son iki yıl içerisinde son derece ihtiyatlı gitmek zorunda kaldık. Çünkü, BOTAŞ’a ödediğimiz geçmişe dönük doğalgaz fark bedelleri bütçemizde önemli bir yer tuttu ve tutmaya devam edecek.

Bildiğiniz gibi doğalgazda taşıma bedellerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu belirliyor. EPDK, 2004 yılında 0,22 kuruş olan bu bedeli 0,08 kuruşa indiren bir karar aldı. Bu karar dağıtım şirketleri tarafından yargıya taşındı. Yargı süreci sonunda EPDK eski rakama geri döndü. Bunun üzerine dağıtım firmaları BOTAŞ’la geriye dönük fark bedelleri konusunda mahsuplaştı. BOTAŞ, kararı yargıya götürdü ama sonucunu beklemeden, 2004-2008 dönemi arasındaki fark bedellerini ‘amme alacağı’ statüsünde OSB’lerden tahsil yoluna gitti.

Bu sebeple DOSAB olarak iki faturayla karşı karşıya kaldık. Birisi 2004 Ekim-2006 Aralık dönemi için ve toplamda 23 milyon 936 bin liralık bir faturaydı. İkinci fatura ise 2007 Ocak-2007 Eylül dönemini kapsıyor. Bu faturanın da toplam miktarı 7 milyon 670 bin lira...

Sonuç olarak; DOSAB bugüne kadar BOTAŞ’a toplam 11 milyon 200 bin lira doğalgaz taşıma fark bedeli ödemesi gerçekleştirmiştir. Devam eden davalarımızın olumsuz sonuçlanması halinde BOTAŞ’ın toplam faturası 31 milyon 607 bin liradır. Dolayısıyla fark bedelleri için bundan sonraki süreçte 20 milyon 400 bin lira ödememiz söz konusu olacaktır.

Kısaca, sanayiciler olarak bizler hiçbir etkimizin olmadığı bir süreç sonunda cezayı ödeyen taraf olduk. OSB’ler olarak konuyu yargıya taşıdık ve halen temyiz sürecinde olduğundan, bu bedelleri bölge sanayicilerinden tahsil yoluna gitmedik. Oluşan bu durumda biz sanayicilerin hiçbir etkisi ve hatasının olmadığını, konunun tamamen EPDK’nın aldığı kararlarla ilgili olduğunu özellikle bir kez daha belirtmek isterim. Ancak 9 yıl önceki yanlışın faturasını bugün biz sanayiciler ödüyoruz. Takdir edersiniz ki, bu yüksek bedeller biz dahil Bursa’daki diğer OSB’lerin bütçesinde önemli yer tuttu ve yatırımları aksattı. Dolayısıyla, bizim bazı projelere girmememiz, temkinli davranmamız doğalgaz fark bedeli konusundaki ödemelerimizin sürmesinden kaynaklıdır.

SÖZ VERDİĞİMİZ PROJELERLE İLGİLİ NE YAPTIK?

2011 yılındaki genel kurulda, sanayicilerimize üç konuda söz vermiştik; bizlere avantaj getirecek toplu akaryakıt alımı, SCADA Projesinin devreye alınması ve enerji santrali… Akaryakıt konusunu kısa sürede çözdük. Yaptığımız anlaşma ile bölgemizdeki katılımcılarımız, piyasa fiyatlarının yüzde 9’u oranında daha ucuz akaryakıt temini sağlıyor. Sistem sorunsuz şekilde işliyor ve gerek araç sayısı gerekse taahhüdümüzü karşılama anlamında bir sıkıntımız yok.

SCADA SİSTEMİNİ DEVREYE ALDIK

İhalesi 2010 yılında yapılan SCADA, Sayaç Otomasyonu, Haberleşme Sistemleri ve Alt Yapısı Projemizi de Aralık 2012 itibariyle bitirdik ve geçici kabulünü yaparak devreye aldık. 9,2 milyon lira yatırım bedeli olan bu projemiz DOSAB’ın fark yarattığı, Türkiye’de ilk ve tek örnek olan bir yatırım oldu. Fabrikalarımıza, orta gerilim dağıtım merkezlerine, doğalgaz bölge regülatörlerine, su depolarına ve kuyularına fiber optik kablo alt yapısı ile tesis edilen SCADA ekipmanları sayesinde, bölgemizde dağıtımı ve yönetimi yapılan elektrik, doğalgaz, su ve atık su kaynaklarının anlık izlenmesini, kontrolünü ve raporlamasını yapıyoruz.

Sayaç otomasyonu kapsamında bu sistem ile fatura ve ihbarnamelerin oluşturulmasına başladık. Yakın bir zamanda DOSAB’daki tüm katılımcılarımız da tüketim verilerine yine bu sistemden ulaşabilecek ve tüketim değerlerini anlık ve geçmişe dönük olarak izleyebileceklerdir.

Projemiz, fiber optik altyapı üzerinden IP telefon, görüntülü konuşma ve metro ethernet hizmeti sunabilmenin yanı sıra, 53 sabit 10 hareketli, toplam 63 kamera ile izleme ve kayıt imkanı sunmaktadır. DOSAB dahilinde bulunan elektrik, doğalgaz ve su şebekelerine ait önemli noktalar, kavşaklar, bölgemize giriş-çıkış noktaları ve cazibe merkezleri izlenebilmektedir. Teknik alt yapısı, üstlendiği işlevler ve DOSAB yönetim binamızdaki SCADA Kontrol Merkezi ile örnek bir proje olmuştur. Bu entegre yapısıyla Türkiye’de ilk ve tek örnek, öncü bir yatırımı daha hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz.

İKİ ENERJİ SANTRALİ PROJESİNE ÇALIŞTIK

Enerji santrali konusunda bizim iki projemiz söz konusu… Biri Bursa Organize Sanayi Bölgeleri Birliği olarak kurduğumuz BOSBİR Enerji AŞ, diğeri de DOSAB olarak kendimizin yürüttüğü DOSAB Buhar ve Elektrik Üretim Santrali. Bu iki projenin gerek kamuoyunda gerekse sanayicilerimiz arasında zaman zaman yanlış algılandığı ve karıştırıldığını gördüğüm için, altını özellikle çizmek istiyorum.

BOSBİR ENERJİ AŞ

Önce BOSBİR Enerji AŞ konusunda yaptığımız çalışmaları özetlemek istiyorum. Gündemimize enerji santralini aldıktan sonra, 10 Mayıs 2011 tarihinde Bursa’daki aktif 11 organize sanayi bölgesinin başkan ve yöneticilerini bir araya getirdik. Yıllar sonra Bursa’nın sanayi ve üretim gücü aynı masa etrafında toplanıp bir birliktelik örneği sergiledi. O toplantılardan, Bursa sanayisinin ortak sorunlarına ortak çözümler üretme kararı çıktı. İlk olarak da yerli kaynaklı üretime dayalı, temiz, ucuz ve kaliteli şekilde; sanayimizin en büyük girdisi olan elektrik enerjisi üretmek için santral çalışmalarını gündeme aldık. Bu doğrultuda çeşitli tarihlerde sırasıyla Bursa Valimiz Şahabettin Harput, Başbakan Yardımcımız ve Devlet Bakanımız Bülent Arınç ve milletvekillerimiz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Taner Yıldız, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Nihat Ergün ve Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’le Bursa’nın bu ortak projesini paylaştık.Bu arada yönetim kurulu üyelerimiz ve profesyonel arkadaşlarımızla birlikte, Manisa OSB Doğalgaz Çevrim Santrali ve EÜAŞ 18 Mart Çan Kömür Santrali başta bir çok teknik geziler düzenledik. Ankara’da EÜAŞ, MTA, TKİ gibi kurum yetkilileriyle görüşmeler yaptık.

Tüm bu süreçten ortaya çıkan sonuç şu oldu; Bursa’daki aktif 11 organize sanayi bölgesinin tüketim miktarları nispetindeki ortaklığıyla bir şirket kuruldu. Bu şirketin kurucu yönetim kurulu başkanlığını DOSAB üstlendi. Sadece OSB tüzel kişiliklerinin ortak olabildiği BOSBİR Enerji AŞ’nin EÜAŞ ile ortaklaşa, tahsis edilmiş bir kömür havzasında enerji santrali yatırımı yapması temel amacımız olarak belirlendi. EÜAŞ’ın da sıcak baktığı bu konuyla ilgili resmi yazışmalarımızı da yaptık. Ancak bildiğiniz gibi enerji piyasasındaki özelleştirme süreci, elektrik üretimine tahsis edilen kömür havzalarının ihalelerle yatırımcılara verilmesi gibi etkenler nedeniyle henüz yatırım sürecine doğru mesafe alamadık.

Bugün geldiğimiz noktada, bu projemizi Bursa’dan ülke geneline yayma gibi bir gelişme söz konusu… Çünkü, biz Bursa’da böyle bir çalışma yaptığımızda, bu durum Türkiye’deki tüm OSB’lerde ve üst kuruluşumuz OSBÜK’te de yankı buldu. Nisan ayı içerisinde BOSBİR Enerji AŞ’nin ilk genel kurulunu yapacağız. Buraya OSBÜK Başkanı ve Yönetimini de davet edip projeyi Türkiye çapında OSB’lerle ne yapabiliriz düzeyinde tartışacağız.

DOSAB BUHAR VE ELEKTRİK SANTRALİ

Enerji Santrali konusunda diğer projemiz de DOSAB’ın Buhar ve Elektrik Üretim Santrali’dir. Bildiğiniz gibi bölgemiz, tekstil sektörü firmalarının yüzde 65’in üzerinde ağırlığı olduğu bir yapıya sahip. Tekstil boyahanelerimiz, buhar üretmek için doğalgazın önemli bir kısmını tüketiyor. DOSAB olarak tüm buhar ihtiyacımızı karşılayacak kısmen de elektrik ihtiyacımıza cevap verecek bir santral konusunda öteden beri çalışmalarımızı hep sürdürdük. Önceliğimiz de yerli kömür kullanmak oldu. Çünkü, tamamen dışa bağımlı olduğumuz enerjide yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımının hem cari açığımıza olumlu katkı koyacağını hem de daha ucuz maliyetle enerji teminini sağlayacağı malumuz.

DOSAB Buhar ve Elektrik Santrali Projemizle ilgili olarak iki yıl süren titiz bir fizibilite çalışması yaptık. 17 Aralık 2012 tarihinde de konferans salonumuzda yaptığımız teknik bilgilendirme toplantısı ile geldiğimiz noktayı tüm sanayicilerimizle paylaştık. O toplantımızdan, DOSAB’ın böyle bir yatırıma girmesinin bölge ve ülke sanayisi açısından son derece olumlu olacağı, fayda üreteceği sonucu çıktı. Santralle ilgili yaptığımız ön fizibilite neticesinde; elektriğin bir kısmı ile tüm buhar talebini karşılayacak kapasiteye sahip, akışkan yataklı kazan teknolojisi ile çalışan, tamamen çevre dostu ve bölgemiz sınırları içerisinde kurulacak, yaklaşık 120 milyon dolar değerinde bir yatırım ortaya çıktı.

Çevre konusunda duyarlı olduğumuz konusunu özellikle açmak istiyorum. Zira, bazı çevrelerden olumsuz eleştiriler alıyoruz. Eleştiri elbette olabilir, ancak henüz yolun başındayız ve çevre için azami hassasiyeti gösterip, en son teknolojiyi kullanacağımızı beyan etmemize rağmen yapılan eleştirileri erken ve samimi bulmuyoruz. Bu eleştirileri getiren isimlerden birisi de CHP Bursa Milletvekilimiz Sayın Kemal Ekinci… Sayın Vekilden bazı girişim ve beyanlarda bulunmadan önce bizlerden doğru bilgiyi almasını, proje ile ilgili ne safhada olduğumuzu bilmesini isterdik

Normalde kömür santrallerinde sadece elektrik üretimi yapıldığında verimlilik yüzde 38-42 aralığında. Ancak, buhar çıktısının da olmasıyla bizim projemizde verimin yüzde 70-85 mertebesine çıkabileceğini gördük.

Santral yatırımı için bizi teşvik eden başka unsurlar da söz konusu… Bunlardan bazılarını şöyle özetlemek mümkün; Bildiğiniz gibi ülkemizde enerji tedariğinde zaman zaman sıkıntılar yaşanıyor. Elektrik üretiminde doğalgaz kaynaklı üretim oranının yüksekliği, doğalgazda net ithalatçı olmamız nedeniyle fiyatlardaki yükselme eğilimi bu unsurlardan birisi. Hükümetimizin yerli ve yenilenebilir kaynaklı enerji teminine ilişkin hamle ve çabalarının olduğu bir ortamda doğalgaz santrali yatırımı akılcı değil.

Bir başka konu, OSB’ler yatırım yapmak, fabrikalarına çağdaş hizmetler götürmek için gerekli olan gelire, eskiden olduğu gibi sahip değil. Bu projemiz DOSAB’ın 20-25 yılını bu anlamda garanti altına alacak bir projedir. DOSAB finansal olarak böyle bir garanti elde ederken, bölge sanayicimizin ihtiyacı olan buharın tamamı, bugünkü maliyetlerinin yüzde 20’ye yakın altında sağlanacak. Elektrikte de santralimizin ürettiği miktar kadarı enerji, bugüne göre daha ucuza mal edilip bölge şebekemize verecek ve önemli bir indirim sağlamış olacağız.

Santral yatırımı, DOSAB’ın bugüne kadarki en büyük bütçeli yatırımı olacak. Projenin finansmanını da kendi yaratacak olması önemli bir avantaj olarak karşımızda duruyor. Yaptığımız ön görüşmelerde uygun şartlarda kredi olanağı mevcut. Dolayısıyla, sanayicimiz buhar ve elektriğe şu an ödediği faturadan daha az ödeyecek ve bir enerji santrali kazanmış olacak.

Bu gerekçelerin ardından, santral projesinde şu an hangi noktadayız, gelecek programımız ne onlardan kısaca bahsetmek istiyorum.

DOSAB’da sanayicilerimizle yaptığımız bilgilendirme toplantısından sonra uluslar arası ihale şartlarına çıkabilmek adına danışmanlık sözleşmemizi Ocak ayı içerisinde imzaladık. Böylece kesin fizibilite raporu söz konusu anlaşmamız çerçevesinde Temmuz ayı gibi hazır olacak ve uluslar arası ihaleye çıkma şartlarını sağlamış olacağız. Yine projenin en önemli ayaklarından birisi kömür tedariği… Bu konuda da uzun çalışmaların ardından tedarik sözleşmesini 1 Mart 2013 tarihinde imzaladık.

Sonuç olarak, 2013 yılı içerisinde ihalesini gerçekleştirmeyi umut ettiğimiz santral projemizin yapım süresi ihale tarihinden itibaren 24 ila 30 ay arasında gözüküyor. İnşallah, DOSAB’ın 25.kuruluş yılı olan 2015 yılında santralimizin şalterini açabiliriz.

DOSAB DAHA KURUMSAL BİR YAPIYA ULAŞTI

İki yıllık süreçte hayata geçirdiğimiz, halen devam eden ve gelecekte planladığımız projelerimiz anlamında paylaşmak istediğim diğer konular ise şöyle:

DOSAB’ı daha iyi işletmecilik yapabilmesi, kaliteli, güvenilir ve uygun fiyatlı mal ve hizmet üretebilmesi adına daha kurumsal bir noktaya taşıdık. Bu kapsamda; Kurumsal Analiz, Süreç Yönetimi ve Süreçlerin Otomasyona Alınması ile ISO 14001 Çevre ve OHSAS 18001 İş Sağlığı Güvenliği Sistemlerinin Yapıya Entegre Edilmesi çalışmalarına 2012 yılının ilk çeyreğinde başladık ve bir yıllık bir süreç sonrası bitirdik. Yakın bir gelecekte kalite belgelerimizi alıp, yeni bir yönetim sistemi yazılımı ile DOSAB’ın iş süreçlerinin hem katılımcılara mükemmel hizmet verecek, hem çalışanların sağlık ve güvenliğini koruyacak, çevreye duyarlı ve düşük maliyetle hizmetini gerçekleştirebilecek şekilde iyileştirilmesi noktasındaki gururu hep birlikte yaşayacağız.

DOSAB İTFAİYE MERKEZİ AÇILIYOR

DOSAB’a tam donanımlı itfaiye merkezi kazandırıyoruz. Tahsis ettiğimiz 3 bin metrekarelik alanda Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından yaptırılan DOSAB İtfaiye Merkezi’nin temelini 11 Aralık 2012 tarihinde attık. Merkez, birkaç ay sonra hizmet vermeye başlayacak. DOSAB İtfaiye Merkezi, 700 metrekare kapalı alana sahip olacak ve başta bölgemizdeki endüstriyel yangınlara müdahale edecek 6 araçlık kapasitesi bulunacak. DOSAB olarak, 2010 yılında Büyükşehir İtfaiye Daire Başkanlığımıza bir adet tam donanımlı itfaiye aracı ve bir adet arama kurtarma aracı teslim etmiştik. Yeni merkezin yapılmasıyla DOSAB, son teknoloji donanımlı bir itfaiye aracı daha alıp Bursa Büyükşehir Belediye İtfaiye Daire Başkanlığına tahsis edecek.

DOSAB OSGB VE POLİS MERKEZİ

2012 yılında DOSAB Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimini faaliyete geçirdik. Bildiğiniz gibi Resmi Gazete’nin 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu ile organize sanayi bölgelerine ‘Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Kurma ve İşletme Yetkisi’ verildi. Bu kapsamda DOSAB’da yapılan çalışmalar neticesinde bölge sınırları içerisinde jandarma binası olarak kullanılan binanın boşaltılması sonucu, ikinci katında 270 metrekarelik alanda OSGB oluşturduk. DOSAB Bölge Müdürlüğü’nün firmalarla görüşmeleri neticesinde, OSGB hizmetini vermesi için bir firmayla anlaşmaya vardık. Bölge firmalarımız kapsamlı ve uygun fiyatlı hizmeti haftanın 7 günü 24 saat alabilir hale geldi.

Söz konusu jandarma binamızın alt katını da Bursa Emniyet Müdürlüğümüz Polis Karakolu olarak kullanacak. Bu konuda gerekli anlaşmaları ve tadilatları bitirdik ve merkez, Nisan ayından itibaren hizmet sunmaya başlayacak. Bu noktada, merkez için üç aracın alınıp Emniyet Müdürlüğümüze tahsisi konusunda katkı koyan tüm sanayici dostlarıma ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

DOSAB FEN LİSESİ İNŞAATINA BAŞLADIK

Bildiğiniz gibi gerek DOSAB gerekse bölge sanayicilerimiz olarak topluma karşı sosyal sorumluluklarımız noktasında son derece hassasiyet gösteriyor, görevlerimizi yerine getiriyoruz. Bu noktada eğitim bizim için öncelikli konulardan birisi… Bölgemize kazandırdığımız BUTGEM, her yıl 275 üniversite öğrencisine verdiğimiz eğitim bursuna şimdi de DOSAB Fen Lisesi’ni eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bursa Valiliğimiz ve İl milli Eğitim Müdürlüğümüz ile 24 Nisan 2010 tarihinde imzaladığımız protokole istinaden, Nilüfer İlçesi Özlüce Mahallesi’ndeki Fen Lisemizin ihalesini 24 Eylül 2012 tarihinde yaptık ve 2012 Aralık ayı başında inşaat başladık. İhale bedeli KDV hariç 4 milyon 895 bin lira ve bugüne kadar KDV dahil 2 milyon 70 bin lira ödeme yapıldı. 12 bin metrekare alanda yapılacak DOSAB Fen Lisesi Kampusu, 16 derslikli 384 öğrenci kapasiteli okul binası, kapalı spor salonu ve 280 kişilik kız-erkek öğrenci yurdunu kapsıyor. Okul inşaatı tamamladıktan sonra kullanma hakkı Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilecek. DOSAB Fen Lisesi Bursa’nın üçüncü Fen Lisesi olacak.

BUTGEM YANINA MESLEK LİSESİ

Yine, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Eğitime Yüzde 100 Destek Kampanyası çerçevesinde Bursa’da yaptıracağı endüstri meslek lisesi bölgemiz sınırları içerisinde olacak. Eğitim alanı olarak tahsis ettiğimiz 38 dönümlük alan üzerindeki kurulu olan BUTGEM yanında olacak yeni meslek lisesi, DOSAB’ın da destek ve katkılarıyla, 16 derslikli, 200 öğrenci kapasiteli pansiyon ve kapalı spor salonunu barındıracak şekilde yapılacak. Bu konuda 23 Ocak 2013 tarihinde Ankara’da Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa Valisi Şahabettin Harput’un da katıldığı bir imza töreni yapıldı.

DOSAB Ailesi olarak biliyoruz ki, en büyük yatırım eğitime ve insana yapılan yatırımdır. Bu bilincin bir gereği olarak bu çalışmaların altına imza atıyoruz. Bursa bugün 10 milyar dolar ihracat sınırını aşan 3 ilimizden birisi. İnsan kalitesi ve kaynağı ile bu iş yapılıyor. Türkiye’nin meselesi işsizlik değil mesleksizliktir. Bu alanda yatırım yapmak zorundayız.

DOSAB’A YENİ BİR MERKEZ...

DOSAB olarak santral ve fen lisemiz dışında, 2013-2015 yönetim dönemimizde hayata geçirmeyi planladığımız yatırımlardan bazılarını da şöyle özetleyebilirim. DOSAB Yönetim Merkezimiz ile semt polikliniği, camii, DOSABSİAD Merkezi ve Konferans Salonu ile bankaların yer aldığı adada yeni bir proje yapmak istiyoruz. Halihazırdaki DOSAB Yönetim Merkezi dışında tüm alanların yıkılıp yeniden yapılmasını içeren bu projeyi istememizin birkaç nedeni var.

Söz konusu bu adada daha modern, daha fazla gelir getirici ve sanayicimize çağdaş hizmet alanları yaratan entegre bir merkez yaratmak temel amacımız. Derneğimize yeni bir merkez, konferans salonu, daha fazla banka alanları, kapalı otopark ve sosyal alanlar yaratmak, deprem güvenliği ve kapasite konusunda yetersizlikleri olan camimizi yenilemek bu nedenlerden bazıları.

Yine, mevcut semt polikliniğimizi DOSAB ile Demirtaş Köyü arasında daha modern şekilde yapmak istiyoruz. Bu konuda Osmangazi Belediyemizin kamulaştırmaları söz konusu... DOSAB olarak o alanda, hem bölgemizin hem de Demirtaş ve diğer yerleşim yerlerinin daha iyi sağlık hizmeti almasını sağlayacak yeni bir semt polikliniğini yapacağız. Burada Bursa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterimiz Operatör Doktor Sayın Yavuz Baştuğ’a teşekkürü borç biliyorum. Zira yeni poliklinik projemizde uzun süredir beklediğimiz düzenlemeyi yapacakları konusunda önümüzü vakit kaybetmeden açtılar.

Konuyla ilgili proje çalışmalarına başlamak üzere 2013 yılı bütçemize 100 bin lira gibi bir proje gider bedeli koyduk. Toplam olarak baktığımızda camimiz dahil 10 milyon lira dolayında bir yatırım söz konusu olabilir. Tabii bu yatırımın cami ile ilgili kısmını sanayicilerimizin katkılarıyla yapacağımızı belirtmek isterim. Önümüzdeki dönemde proje konusundaki çalışmalarımızı yine sanayicilerimizle paylaşacak ve her zaman olduğu gibi ortak karar çerçevesinde bu yatırımımızı devreye alacağımızı düşünüyorum.

ÇEVRE KONUSUNDAKİ PROJELERİMİZ

DOSAB çevreye verdiği önem ve yatırımları kapsamında, üç önemli çevre ödülü aldı. Bunlardan birisi 2009 yılında Sanayi Bakanlığı ve OSBÜK’ün ‘En Çevreci OSB’ ödülü, diğer ikisi de 2012 ve 2013 yıllarında Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin Çevreci Tesis Ödülü… Atık su arıtma tesisimiz, 160 bin metrekarelik yeşil alanımız başta çevre konusundaki diğer çalışmalarımız bu ödüllerin temel kaynağını oluşturuyor. Yeni dönemde bu konuda bazı adımlar daha atmak istiyoruz. Bunlardan birisi, atık su arıtma tesisimizden deşarj suyumuzla ilgili renk giderme yatırımı olacak. Bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İleri arıtma konusunda iki adet depo yatırımını yapmış, atık su tesisimizden deşarj ettiğimiz suyun proseste yeniden kullanımını sağlayacak projede ilerleme kaydetmiştik. Bu konuya yeni dönemde daha hassasiyetle eğilmemiz söz konusu olacak.

Biliyorsunuz, bölgemiz konutlarla bütünleşti. Özellikle baca emisyonları konusunda zaman zaman bölge içinden ve dışarıdan şikayetler alıyoruz. Biz bu konuyu cezai yaptırımlar uygulamaya gerek kalmadan sanayicilerimizin çözeceği inancındayız. Konuyla ilgili geçtiğimiz ay teknik bir komisyon kurduk. Bu komisyonun çalışmaları neticesinde ortaya çıkan sonucu hep birlikte uygulamaya koymalıyız.

Bu arada münferit çalışmalar da söz konusu. Eski başkanlarımızdan ve bölge katılımcımız Ali Yedikardeş, ram makinesi bacalarından çıkan organik buhar ve gaz emisyonlarının hava kirliliği oluşturmaması için 2013 başında yeni bir yatırım yaptı. Komisyonumuz bu yatırımı da inceleyip, gerekli diğer araştırmaları yaparak çözümleri ortaya koyacak.

DAHA İLERİYE GİTMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

Herkesin yardımlaştığı yerde işler yarım kalmaz. Bir atasözü; yalnız olan rahat görmez, yardımlaşan, yorulma bilmez, diyor… Birlik ve dayanışma özelliğimizi kaybetmeden ve yorulmadan bölgemizi, Bursa ve ülkemizi daha ileriye taşımak için çalışacağız.

Bu noktada bizlerin her zaman yanında olan, çalışmalarımızda desteklerini esirgemeyen Bursa Valimiz Sayın Şahabettin Harput ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Recep Altepe’ye çok teşekkür ediyorum. Genel kurulumuzun hayırlı olmasını diliyorum.”